|
NELER OLUYOR ETRAFIMIZDA ?
Yazar |
: Gülperi SELVİ |
Yorum Sayısı |
: 0 |
Okunma |
: 632 |
Tarih |
: 28 Mayıs 2010, 09:37 |
İnsan ilşkilerinde en önemli unsur ,kişinin kendisiyle barışık olmasıdır.Evrensel barışın orjini budur.Bu çerçevede,her durumda,işaret parmağımız;suçlama ,yargılama vs. anlamında sürekli ötekini göstererek sözde bizi korur.Oysa yanıbaşındaki 3 parmak nereye bakıyor?...Kendimize.Mevlana diyorya;ne ararsan kendinde ara!Bu anlamda evvela, ilşkilerimize yön veren kendimize, bakmalı ve iletişim şeklimize göz atmalıyız:Yaşamda neredeyim,ne yapıyorum,önceliklerim neve bunların sıralaması nasıl?Ne istiyorum ,en azından ;ne istemiyorumu belirleyebilsek, bu bile tek başına iyi. Diyelimki birşekilde belirledik.Bunu nasıl ifade ediyorum etrafıma?Bir biri ardına yaşanmış tüm olumlu olumsuz deneyimlerin (acılar,hüzünler başarısızlıklar,mutluluklar ,sevgiler,hayal kırıklıkları vs)yükü ile çürüyerek yürümek yerine,bir ara 'dur'deyip analiz etmeli.Netleşmeye çalışmalı.Çünkü insanı perişan eden;etrafında ne olup bittiği değil,olan bitenden ne algıladığıdır.İşte bunların farkında olmak için çaba harcamalı,farkındalıklarımızı hayata geçirmeye çalışmalı.Farkında olmadığımız buzulun altına inebilmeli ehil ellerde.Psikiatristler,psikologlara danışabilmeli.Bu konuda sevgili cinslerime bir diyeceğim var:Psikiatrlar ,psikologlar vs mahalle ve köyümüzdeki, sevgiyle kucakladığımız bir kaç deli için(kaba tabirle) kafa patlatıp, dirsek çürütmemişler.Bir psikiatriste hastası(danışanı)demişki ;valla dr bey herkes sana deli diyor arkandan.Açıkçası bencede deli gibisin demiş.Psikiatrist demişki:Valla herkesin bana ne dediğinin benim için pek önemi yokta ,ben birine delisin dersem sen ozaman gör.Yani dostlar ,nekadar deli _akıllı olduğumuz ortada .Farkında olduğumuz ,olmadığımız arızalarımızı ,3 parmağı dikkate alarak ,gerektiğinde danışalım bir bilene.Nedenmi? Birilerine göre 'öteki 'biziz.Bize göre 'birileri 'öteki.Amaç; birilerine göre kendimizi iyi etmekte değil hani.Kendi dünyamızda iyi olmak.Zarar vermemek, zarar görmemek için olmazsa olmaz tek şart bu.Bu yolun ilk adımılarından birkaçı :kendimi nasıl ifade ediyorum ?İçimdeki ne?Dışa yansıttığım ne?Şeklin ötesini görebiliyor muyum ?Empati yetim ne seviyede?vs gibi sorular.’Yanlış anlaşılıyorum’dönme dolabından inip,doğru anlatmaya ,doğru yansımaya çalışmalı.Kişinin,iç dünyasında hesaplaşması bitmez ise, dış dünyaylada hesaplaşma bitmez.Tartışma ,kavga ve savaşların ardı önü gelmez. İyi görünme,taktir toplama güdü ve beklentisiyle, bastırılmış benlik;olur olmadık yer ve zamanlarda, patlamalar şeklinde ortaya çıktığında,tamiri çok daha zor travmalara meydan verir. Depremler bitmez. Bilinç altına beton gibi işlenmiş öğretiler,’atalarım ne yaptıysa onu yaparım’ zihniyeti bizleri;bir ağaç gibi tek ve özgür,ve orman gibi bir arada olabilmek yerine,koyun sürüleri gibi yaşamlara sürükler.Öz saygısız, kırılgan, alıngan, bol korku ve kaygılı,amazon,saldırgan..... İşte hazin olan;farkındalıklarımızı yaşama geçirememe acizliğimiz,analitik düşünme yetisine bile öcü diye bakışımız.Değişimin sancılı sürecinden çocuk gibi korkuşumuz.İşte yaşamın her tökezleyen yerinde( mümkünse tökezlemeyi beklemeden) bilmediğimizi bir bilene danışma kültürünü edinmek,hemde acilen. İşte akıllı _deli meselesini bırakıp ;danışmanlık hizmetleri alabilmek. Zır cahil diye dilimizde dolaşan; şiddet meraklısı kesimi eleştirirken, eğitimli, entellektüel insanlarımızın da şiddet uygulamaktan kendilerini alıkoyamadıklarını görünce,temel inşaat bozukluklarımızın, nasıl da aynı olduğunu düşünüyorsunuz sizler de sanırım. Yani, elekle su taşımaya bir ara 'dur ‘demek gerek.Aksi halde bir bardağı dahi dolduramadan toprak oluveriyor bedenlerimiz.7 sinde neyse 70’inde o zihniyetlerimiz. Yani çocuk geldim, çocukça yaşarım, çocuk gibi ölürüm. Vahim.! iyi niyete yaslanıp, kötü niyetlerden gördüğümüz zararların, kaç katına maruz kalmak..buda ayrıca tuhaf ve onarılması en güç.. Demem o ki;
Şikayet tiryakiliğini bırakıp,bireysel olarak, şu an bulunduğunuz her durum için yapacak çok şey var ,iyi olmak, onarılmak adına.Yeterki etrafımda olan bitenin, bende ne yaptığının, esas muhatabının BEN olduğumu görme farkındalığı.Ağaç gibi tek ve özgür,orman gibi birarada olduğumuz, nice baharlarda, tüm bilgi ,deneyim , tecrübe ve gözlemlerimizin buluşması dileğiyle....
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
 |
Bu Yazarın Önceki Yazıları |
Son Haberler |
 |
|
|
|
|
            |
YENİ BİR KEMAL,YİNE BİR KEMAL1 MAYISKAZA VE KADERMİNTANTÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ VE TEKİRDAĞ TABİP ODASI SEÇİMLERİ 2010NELER OLUYOR ETRAFIMIZDA ?SİĞİLLERTEDIRGINHAKEMLER YİNE BASKI ALTINDAKADIN VE ŞİDDETGEBELİKDE BESLENMESansüre Sansür...31 Mayıs 201031 Mayıs 201031 Mayıs 201031 Mayıs 201028 Mayıs 201028 Mayıs 201028 Mayıs 201023 Nisan 201023 Aralık 200923 Aralık 200908 Kasım 200916 Mayıs 2009 |
|
|