| |||||||||||||||
| |||||||||||||||
| Anasayfa |
Haber Ara |
Foto Galeri |
Videolar |
Anketler |
Sinema |
Kitap |
Müzik |
Günlük Burçlar
| |||||||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARİLGİLİ LİNKLER
SON YORUMLANANLAR |
İsrail'de beklenen oldu
İsrail'de Netanyahu liderliğindeki hükümet işbaşına geldi. NTV Haber Müdürü Mete Çubukçu, bu hükümetin Ortadoğu'daki süreci nasıl etkileyeceğini değerlendirdi.
İsrail’de yeni hükümet kuruldu ve beklenen oldu. Kabinede Dışişleri Bakanlığı yapacak olan Evimiz İsrail Partisi lideri Avigdor Lieberman, Annapolis Konferansı’ndaki taahhütleri yerine getirmeyeceklerini açıkladı.
Moldova göçmeni, eski bar fedaisi Lieberman, “2007’de imzalanan ve iki devletli çözümü öngören bildirge, bizim için geçerli değildir. Ne hükümet ne de meclisin bu deklarasyonun altında imzası vardır” diyerek ilk icraatını gerçekleştirmiş oldu. Lieberman, Gazze’yi “denize gömmek” benzeri sözlerin ve “İsrail vatandaşı Araplara ülkeye bağlılık yemini ettirmek” gibi bir fikrin sahibi. FİLİSTİNLİLERİ DENİZE DÖKMEK Netanyahu İsrail-Suriye görüşmelerini temelini oluşturan Golan Tepeleri'ni vermeleri için bir neden olmadığını zaten açıklamıştı. Sağcı hükümet böylece, Türkiye’nin çabalarını boşa çıkaracak gibi görünüyor. Netanyahu-Lieberman ikilisi, iki devletli çözüm konusunda nüanslar dışında benzer görüşleri taşıyor. Netanyahu iki devletli çözüm için acele etmemekten, yani görüşmelerin sürekli masada kalarak çözüme ulaşmamasından yana. Lieberman ise bu konuda daha açık fikirli ve net. Özetle her iki lider de Filistin konusunda ayak sürüyüp süreci keskinleştirecek. Bunun anlamı ise Filistin Yönetimi lideri Mahmud Abbas’ın açıkta kalması. Tüm siyasi geleceğini iki devletli süreç üzerine kuran, Filistin’deki bölünmede, bu süreci destekleyerek ayakta kalmaya çalışan Abbas, özellikle Filistin halkı karşısında zaten az olan prestijini tamamen yitirecek. KENDİ DÜŞMANINI YARATMAK İsrail sağının klasik “düşmanı radikalleştirip kendini haklı kılma” politikası uyguladığı bilinir. İsrail sağı bu kez de Filistinlilerin uzlaşmaz olduğunu kanıtlamak istemektedir. Arafat yaşarken “terörist” ilan edilmesi, ardından sahneye çıkan Hamas’ın “daha da fazla terörist” olduğu iddiası, bu tipik politikanın örneklerindendir. Bu politikanın sonucu Hamas, “Mahmud Abbas’ın politikalarının ne kadar yanlış olduğu konusunda haklılığını dile getirecek, İsrail’le herhangi bir anlaşmanın kandırılmaktan öte bir işe yaramayacağını” öne sürecektir. MAHMUT ABBAS AÇIKTA KALDI Hükümetin içinde İşçi Partisi gibi merkez sol bir partinin Lieberman’ın bu çıkışına tepki gösterse bile sonuç alması beklenmemeli. İşçi Partisi da tüm bunları göze alarak hükümete girmiş durumda. Bu yüzden İşçi Partisi'nin hükümette de giderek oy kaybetmesine kesin gözüyle bakılabilir. Sadece bu kadarla kalsa iyi. Bundan sonra Netanyahu’nun İran’a yönelik “tehditleri” var. Sözün özü: Obama ile yumuşama sürecine girmesi beklenen Ortadoğu’da, İsrail’deki yeni hükümetle birlikte Suriye-İsrail ilişkilerinde ilerleme sağlanmayacak, Hamas’la ilgili sorun çözülmeyecek, Hamas daha da güçlenecek. Süreç keskinleşecek. Gazze’nin külleri hala soğumamışken. Acaba Lieberman’ın çıkışı “Kral’ın çıplak” olduğunu göstermesi açısından hayırlı olabilir mi? Yani barış denen sürecin oyalama taktiğinden başka bir şey olmadığını.
|
|
|||||||||||||
| © 2009 Corlu-Habercem.com | |||||||||||||||